Neler yapılır?

Kuşgözlemciliği

Kuyucuk gölü barındırdığı kuş türleri ve etrafında bulunan diğer biyolojik çeşitlilikle beraber hem Önemli Kuş Alanı (ÖKA), hem de Önemli Doğa Alanı (ÖDA)'dır. Bugüne kadar yapılan kuş araştırmalarında 207 farklı tür kuş tespit edilmiştir. Göl hem üreme, hem göç mevsimi olan ilkbahar aylarında ve göç mevsimi olan sonbahar aylarında büyük sayılarda kuş topluluklarına ev sahipliği eder. Özellikle büyük sayılarda görülen angıt (Tadorna ferruginea) ve ilkbahar aylarında gölde ürediği tespit edilen dikkuyruk (Oxyura leucocephala), göç esnasında gölde konaklayan sibirya kazı (Branta ruficollis) önemli türler arasındadır. Göl dünyatoplam angıt nüfusunun yaklaşık %12'sini tek başına barındırmaktadır. Bunun yanında göl civarında özellikle sonbahar aylarında göç eden yüksek miktarlarda yırtıcı kuşa rastlanmaktadır. Kuyucuk'ta gözlemlenebilen türlerin tam listesi için lütfen buraya tıklayın.

 

Doğa ve Yaban Hayatı Fotoğrafçılığı

Başta Kuyucuk gölünün kendisi olmak üzere bölgede doğa ve yaban hayatı fotoğrafçıları için çok miktarda malzeme mevcuttur. Göl özellikle sabah ve akşam saatlerinde çok güzel görüntüler vermektedir. Barındırdığı 163 tür kuş ise fotoğraflanması gereken olmazsa olmazlardandır. Halkalama çalışmaları esnasında ise ağlarla yakalanan türleri çok yakından çekebilme fırsatı elde edebilirsiniz. İlkbahar aylarında göl etrafınd bulunan çayırlarda çıkan bir çok renkteki yabani çieçkler ve kelebekler ise kadraja takılan diğer doğa güzelliklerindendir. Bunun dışında başta kış ayları olmak üzere tilki ve kurt bölgede doğa fotoğrafçılarının ilgisini çeken diğer türlerdendir. Köyün kendisi, köyün tarihi cami ve okulu, eski Molokan* evleri fotoğraf için idealdir. Gölün güney ucundan geçen Kars-Akyaka treni de güzel kareler verir. Başta ilkbahar sonu olmak üzere ot biçimi, hayvan otlatma, hasat, hayvan sağımı, peynir yapımı, vb. bir sürü etkinlikte fotoğraflanması gereken kültürel etkinlikler arasındadır.

 

Köy Gezisi

Köy kuzey-güney yönünde uzanan bir cadde boyunca ilerler. Evler cadde boyunca sağlı sollu yapılmıştır. Köy bu planlamasını 1848-1920 yılları arasında köyün kullanıcıları olan Molokan* Ruslarına borçludur. Köyün camisi ve okulu ise 1909 yılında yapılan Molokan kilisesi ve okuludur. Kilise büyük ölçüde korunarak camiye dönüştürülmüştür. İçini ve dışını gezmek gibi, köyün imamından izin alınmak suretiyle içeride fotoğraf çekmekte mümkündür. Okul ise halen köyün ilkokulu olarak kullanılmaktadır. Okulda 1-5. sınıf öğrencisi yaklaşık 60 öğenci mevcuttur. Köyün ana caddesi üzerinde yine Molokan* Ruslarından kalma evleri görmek, sahiplerinden izin alınarak içlerini gezmek mümkündür. Köyde hemen hemen herkes hayvancılık yaptığı için süt sağımı, peynir yapımı gibi faaliyetleri köyde herhangi bir ahırı ya da mandırayı ziyaret ederek yerinde görebilirsiniz. Bunun yanında köyde sağlık ocağı da mevcut olup köyün hemen girişinde bulunmaktadır.

Köyde bir köy kahvesi olmamasına rağmen, genelde köy ahalisi güzel havalarda köyün ana caddesi üzerinde yol kenarlarında otururlar. Köylüyle bol bol sohbet edebilirsiniz.

 

Trekking (Yürüyüş)

Kuyucuk gölünün çevresi trekking için çok uygun bir parkurdur. Gayet düz ve hiç yormayan bu parkur gölün etrafında tam bir tur atmakta ve normal bir tempoyla yaklaşık 1,5-2 saat gibi bir sürede yürünebilmektedir. Arzu edildiği takdirde gölün güney ucundan güneye devam edip, Kars-Akyaka tren yolu geçilerek Mişk gölüne de yürüyüş yapılabilmektedir. Kars Kuyucuk Gölü Doğa Turizmi İmkanlarının Geliştirilmesi Projesi kapsamında bu yürüyüş rotaları belirlenip, haritalanacak ve yürüyüş parkurları yaban hayatına verilecek rahatsızlık, sağlık ve güvenlik açısından işaretlenecektir.

 *Molokan: Kelime manası Rusça "süt içen" anlamına gelir. Rus Ortadoks inancına göre haftada sadece belli günlerde süt ve süt ürünleri tüketilebilirken Molokanlar bu yasağa uymayıp haftanın her günü süt ürünleri yedikleri için bu adı almışlardır. Barışçı ve asla şiddetten yana olmayan bu topluluk Çarlık Rusyası ordusuna katılmayı da reddetmişlerdir. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşından sonra Kars-Ardahan bölgesi 42 yıl boyunca Rus işgali altında kalmıştır. Bu dönemde Kuyucuk köyünün müslüman halkı Anadolu'nun içlerine, Amasya bölgesine doğru göç etmeye zorlanırken köye Ruslar tarafından işte bu Molokanlar yerleştirilmiştir. 1920 yılına kadar da köyde yaşamışlar, Kars Antlaşmasıyla bölge Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılınca Molokanlar da gerisin geri Rusya'ya ve dünyanın diğer bölgelerine dağılmışlardır. Köy mimari, süt ürünleri yapımı ve değirmencilik gibi bir çok önemli faaliyeti Molokanlardan miras edinmiştir.

 
2008-2010 © KuzeyDoga Dernegi